Vajina Estetiği ile Kararma Daraltma ve Dudak Tedavisi

vajina estetiği

vajina estetiğiOp. Dr. Bülent Cihantimur ile yaptığımız görüşme de Vajina Estetiği ile Genital Güzelleştirmenin Artık Çok Kolay olduğunu dile getirdi. Yakın bir zaman da Monaco’da üçüncü kez düzenlenen Dünya Plastik Cerrahi Kongresinde yaptığı bir konuşma ve sunum sonrası Golden Bistoury ile ödüllendirilmesi kendisini çok memnun etmiş, tabi ki biz de böyle bir ödülden dolayı gurur duyduk.

Vajina Kararmasına Çözüm

Örümcek Ağı Estetiği vajina üzerinde de kullanılabiliyor ve vajina da oluşan kararma giderilerek doğal ten dokusuna kavuşuyor. Her zamankinden daha canlı bir görünüme kavuşması elbette ki her zaman istenen bir durum oluyor.

Vajina Daraltma Ameliyatı

Doğum sonrası yada çeşitli sebeplerle vajina da genişleme söz konusu olabilir böyle bir durumda vajina daraltma ameliyatına ihtiyaç duyulabilir. Doğum esnasında epizyotomi işlemine ihtiyaç duyulabilir bu işlem kadının vajinal bölgesinin anatomisini bozabilir. Elbette bu bölge aşırı kilolu bebeklerin doğumu esnasında kendiliğinden de yırtılabilir. Bu istenmeyen durumlar kasları zedeleyerek vajinanın gevşemesine sebebiyet verebilir. Cinsel hayatı kötü yönde etkilemesi gibi durumlar söz konusu olabilir bu tür durumlar da bu operasyon olmazsa olmazlardandır. Cihantimur Yağ Transferi ile bu bölgeye hastanın kandi vücudundan alınan yağ dokusu transfer edilerek hastanın vajinası doğal yollarla daraltılır. Hasta bu operasyon sonrası bir hafta sonra cinsel ilişkiye girebilir ve hiç bir kesi izi olmadığı için sorunsuz şekilde hayatına devam edebilir.

Vajina Dudakları Ameliyatı

Oldukça olumsuz rahatsız edici durumlar ile hastaların canını sıkan bu durumdan lazer uygulamaları ile kolayca kurtulabilirsiniz. Olağan hayat akışınızı kötü yönde etkileyen kılık kıyafetinizden cinsel hayatınıza kadar sizi rahatsız eden bu durumdan artık kurtulabilirsiniz.

Vajina da Büyük Klitoris Problemi

Op. Dr. Bülent Cihantimur’un geliştirdiği Genital Güzelleştirme yöntemleri ile bir çok kadının korkarak kaçtığı bu operasyonlar korkmadan yapılabilir basit hale gelmiştir. Kolaylıkla sorununuz çözüme ulaşır ve sağlıklı cinsel hayatınıza kavuşabilirsiniz. Bayanlar genital bölgelerinin de yüzleri kadar bakıma ihtiyaç duyduğunu ve yapılması gereken bir bakım olduğunun farkında. Siz de bu operasyonlarla daha sağlıklı bir cinsel hayata kavuşabilirsiniz.

Kaynak: http://www.bulentcihantimur.com/estetik/vucut-estetigi/vajina-estetigi 

Estetik International Sağlık Grubu Hakkında

Estetik international Sağlık Gurubu

Estetik international Sağlık Gurubu

1999 senesinden beri estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahi ve medikal uygulamalar alanında hizmet veren Estetik International Sağlık Grubu, 4 ayrı şehirde, 7 farklı klinikte hizmet veriyor. İstanbul Kozyatağı ve Bursa’daki kliniğinde cerrahi uygulamalara yer veren sağlık kurumu, diğer kliniklerinde ameliyatsız uygulamalar ve medikal estetik konularına ağırlık vermiş durumdadır.

Estetik International’ın en önemli hizmet uygulaması, Op. Dr. Bülent Cihantimur’un kendi geliştirmiş olduğu teknikleri tatbik etmesinin yanı sıra, dünya ile eş zamanlı diğer estetik müdahalelerin de yapılıyor olmasıdır. Örümcek Ağı estetiği, Organik Saç ekimi, Cihantimur Yağ Transfer sistemi, Çarpık Bacak estetiği, Basit Burun estetiği, İple Kepçe Kulak estetiği, tetik Parmağın ameliyatsız tedavisi ve Altın Bisturi ödüllü Genital Güzelleştirme teknikleri Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur tarafından geliştirilmiş teknikler olup, Estetik International Sağlık Grubu çatısı altında yapılmaktadır.

Tüm bu tekniklerin ortak noktası, hastaya iyileşme döneminde fayda sağlayan, acısız ya da minimal acısı olan, son bilimsel alt yapılarla oluşturulmuş ve dünya çapında ses getirmiş uygulamalardır. Son yılların favori ameliyatsız cilt gençleştirme tedavisi olan Örümcek Ağı estetiği, başta Op. Dr. Bülent Cihantimur tarafından ve Estetik International Sağlık Grubu bünyesindeki diğer doktorlar tarafından eğitim verildikten sonra uygulanmaktadır. Cihantimur Yağ Transfer sistemi, bugün bedende bulunan yağın, özellikle kök hücreden zengin halde kalmasına yardımcı bir transfer sistemidir. Yağ bedenden alındığında hava ile teması olmaksızın geliştirilmiş bir sistemde, transfer edilmesi gereken alana nakledilir. Bu sayede yağ dokusu yeni yerleştirildiği alanda yaşamaya ve kök hücrenin tüm avantajlarını maksimum seviyede hissetmeye devam eder.

Okumaya devam et “Estetik International Sağlık Grubu Hakkında”

Saç Ekimi Artık Organik Yapılıyor Estetik International

Saç Ekimi Estetik İnternational

Saç Ekimi Estetik İnternational

Saç Ekimi artık Organik olarak yapılıyor evet yanlış duymadınız Organik Saç Ekimi Op. Dr. Bülent Cihantimur’un bulduğu ve geliştirdiği eşsiz bir yöntem. Saç Ekimi bu yöntem ile tutunabileceği güçlenebileceği ve uzayabileceği verimli bir yer buluyor. Böylece dökülmüyor ve kalıcı olup uzamaya devam ediyor.

Saç Ekimi için sırada bekleyen yüzlerce insan var ve her biri organik olarak saç ekimi yaptırmak istiyor. Peki bu Organik sözcüğü nereden geliyor yoksa bir kandırmaca mı?

Aslına bakarsanız ilk bakışta sanki bir kelime oyunu gibi görünse de gerçekten o kadar doğal ki bu sözcüğü hak ediyor. Peki bu Organik Saç Ekimi nasıl yapılıyor?

Saç Ekimi sizin de bildiğiniz gibi kendi saç köklerinizin saçsız alana nakledilmesinden başka bir şey değildir. Bu yıllardır bu şekilde yapılmaktaydı. Kişilerin ense gibi saçların gür ve dökülmemiş alanlarından saç kökleri alınır ve sonrasında hastanın saçlarının dökülen bölümüne nakledilirdi bu kökler.

Oysa ki şöyle bir durum vardı bu bölgedeki saçlar zaten dökülmüştü bunun sebebi ise o bölgenin verimsiz olması. Verimsiz derken aslında o bölgenin saç köklerini besleyememesi ve zaman içerisinde saçların dökülerek kelleşmenin gerçekleşmesidir. Bir çok insan eğer budist olmak istemiyorsa saçlarını sever ve kaybetmek istemez. Özellikle bizim gibi saçına bıyığına özen gösteren bir millet asla bunu arzu etmez. Peki böyle bir durum varken saçlar tutunamıyor beslenemiyorken hastalara dökülme olasılığının çok yüksek olduğunu bile bile saç kökü nakletmek ne kadar doğruydu?

İşte bu düşünce doğrultusunda Op. Dr. Bülent Cihantimur Estetik International da ilk başta kendisi içinde olsa Organik Saç Ekimini geliştirmeye başladı. İlk etapta bu yöntem onlarca gönüllü üzerinde denendi ve sonuçlar umut vericiydi. Öyle doğal bir görünüm oldu ve o kadar sağlam tutundu ki saç kökleri belki de dökülenlerden daha doğal ve güzel bir hal aldı. Elbette böyle olunca Op. Dr. Bülent Cihantimur geçtiğimiz günlerde bu yöntemi kendisinde de denedi ve çok iyi sonuçlar aldı.

Bu yöntemin doğallığı ve adına Organik sözcüğünü vermesi şu şekilde bir yöntem izlenmesi sayesinde olmaktadır. Kişinin ilk önce vücudundan kendi yağı alınır ve bu yağ ilk önce kök hücreler ayrıştırılmak üzere laboratuvara gönderilir. Sonra bu yağ ve kök hücre tekrar birleştirilerek hastanın saç ekilmek istenen kelleşen alanlara enjekte edilir böylece ekim yapılacak yer zenginleştirilir.

Yağ doku ekim yapılacak alanı zenginleştirdiği için saç nakli sonrası saçın tutunabilmesi ve beslenebilmesi sağlanır. Elbette yağ ile beslenen bu saçlar iyice kök salarak sağlıklı ve doğal olarak büyür bu yönteme bu sebeple Organik Saç Ekimi denir.

Eğer siz de bu konu da bilgi almak isterseniz Estetik International’a ulaşabilir Op. Dr. Bülent Cihantimur’un bu eşsiz yöntemi ile sağlıklı gür saçlara kavuşabilirsiniz.

Kaynak: http://www.estetikinternational.com.tr/sac-ekimi/

 

Çarpık Bacak Estetiği Hakkında Op. Dr. Bülent Cihantimur

Çarpık Bacak Estetiği Nasıl Yapılır? Hangi doktor ya da fiyatı nedir gibi bir çok sorunun sorulduğunu biliyoruz. Elbette Çarpık Bacak Estetiği zannedildiği gibi zor ve yapılması acılı bir operasyon değildir. Bu makale de İşte tam da bu konuya değineceğiz.


Çarpık Bacak Estetiği
için Op. Dr. Bülent Cihantimur’a sorularımızı yönelttik ve bir çk cevap aldık bu cevapları sizinle paylaşmak istiyoruz. Öncelikle Estetik Cerrhiye dahil bir operasyon olsa da zannedildiği gibi kemikler ile ilgili bir operasyon değildir aslında kısaca yağ enjeksiyonu yapılarak çarpık görünen bacakların düz bir görünüme kavuşması için yapılan bir operasyondur.

Vücudun değişik yerlerinden fazla olan yağların alınması ve hastanın çarpık bacaklarına enjekte edilerek düz bir form alması sağlanır. Vücudumuzun değişik yerlerinde yağ birikimleri olur bu bölgeler kişiye göre değişiklik gösterir. Bazen basen bölgesinde bazen de bel çevresinde bu yağ birikmesi gözlemlenir. Uygun olan bölge seçilerek operasyon için hazırlıklar başlatılır.

Çarpık bacak estetiği öncesi hastanın önceden tespit edilen yağ alınacak bölgesi için operasyon başlatılır. Alınan yağ bacağın ihtiyacı olan bölgelerine aktarılır. Hastanın kendi yağ hücreleri olduğu için hiç bir sorun yaşanmadan vücut bu yağı kabul eder ve diğer doku ile kısa zaman da bir bağ kurar ve ihtiyaç duyulan bölgeye aktarılan yağ Çarpık Bacağın çok daha düzgün bir form almasına sebep olur.

Okumaya devam et “Çarpık Bacak Estetiği Hakkında Op. Dr. Bülent Cihantimur”

Örümcek Ağı Maskesi İle Cilt Yenileme

Örümcek Ağı Maskesi Çok yeni bir ürün. 2016 başında piyasaya çıkan bu ürün Örümcek Ağı Estetiğini geliştiren Op. Dr. Bülent Cihantimur tarafından geliştirilmiştir. Bu cilt yenileyici ve güzelleştirici etkisi yüksek olan maskenin kullanımı isterse Örümcek ağı estetiği yaptırmış kişiler olsun isterse yeni güzel bir cilt arzusunda olanlar güvenle kullanabilirler. Cildin kendini yenileyerek yaşlanma etkilerini yavaşlatma hatta durdurmak isteyenlerin bir numaralı yardımcı ürünü olmaya aday. Oldukça başarılı sonuçların alındığı ve yurtdışında büyük ilgi gören bu ürünnden bayanların kolay kolay vazgeçmesi zor görünüyor.

Okumaya devam et “Örümcek Ağı Maskesi İle Cilt Yenileme”

Saç Ekimi Merkezi İstanbul Estetik İnternational

Saç Ekimi Merkezi İstanbul Estetik İnternational

Saç Ekimi Merkezi İstanbul Estetik İnternationalSaç ekimi Merkezi İstanbul Estetik İnternational, yaptırmaya karar verdiğinizde, aklınıza bazı sorular takılabilir. Saç ekimi merkezi araştırmalarınız devam ederken, hani saç ekimi merkezinin size uygun olduğunu anlamanız açısından, konuya hakim olmanız son derece önemlidir. İşte bu yüzden aşağıdaki sorularla saç ekimini biraz daha yakından tanıyacağınızı düşünüyoruz. Öncelikle saç ekiminin sağlıklı saç köklerinin toparlanarak, tek tek saçsız alana transfer işlemi olduğunu hatırlatalım. En doğru saç ekimi, saç ekimi yaptırdığınızı yansıtmayan ve doğal görünüşe sahip olandır. Saç kökleri ve saç telleri birbirinden farklılık gösterir ve en doğal saç ekimi konusunda aslında bu ayrımı iyi yapan ve kalın, ince, kıvırcık veya düz saç köklerini nasıl yerleştireceğini bilen bir saç ekimi cerrahı yapacaktır.

Kalın saç telleri hantaldır ama bu nedenle saç derisinde daha fazla alanı kaplama yeteneğine sahiptir. Fakat burada farklı bir kritik durum söz konusudur. Normal açılan bir saç greftinden daha kalın hendekler açılmalıdır ki, bu kalın saç teli, deriyi zedelemeden ve rahatça çıkabilsin. Daha açılan hendekler ise, kafa derisinin daha fazla yara izi oluşmasına neden olur. Daha geç iyileşir. İnce saçlarda ise daha küçük hendekler açılır, çok doğal bir görünüm elde edilir ama kapsama alanı daha azdır. Dalgalı ve kıvırcık saç ekimi iyi görsel sonuçlar verir çünkü uzadıkça daha fazla alana yayılırlar ve kafa derisini bir sarmaşık gibi kaplayabilirler. Bu da açılan yara izlerinin kapanmasına ve gözükmemesine vesile olur.

Saç Ekimi Merkezi İstanbul Estetik İnternationalSaç renginin ve cilt renginin de saç ekiminde büyük bir rolü vardır. Cilt tonu ile saç teli renginin birbirine yakın olması, kontrastın az olması sebebiyle daha bir doğal saç ekiminin yapılmasına neden olur. Tam zıt olanlar ise, kontrastın fazla olması ve dolayısıyla saç derisinin saç telleri arasından gözükmesine ve sanki seyrekmiş havasına girmesine neden olur. Oysaki genellikle aynı sayıda saç kökü saç ekimi için kullanılır ama bu kontrast durumundan dolayı sanki diğerinde daha az saç varmış gibi gözükür. Bu yüzden eğer seyrek ekim yapıldığını düşünüyorsanız, bir kez daha saç renginizin cilt renginizle kontrast oluşturduğu için bu şekilde olduğunu göz ardı etmemenizi öneriyoruz.

Estetik İnternational Saç Ekimi Merkezi, saç ekimi sürecinizi tasarlarken, mutlaka gelecekteki saç dökülmesi oranınızı ve hatta saçlarınızın özellikle hangi bölgelerden döküleceğini düşünmesi gerekir. Ailenizde genetik yatkınlık olarak bir kellik durumu söz konusuysa, potansiyel saç dökülmesi oranınızın fazlalığı, doktorunuza bir fikir verecektir. Bu ayrıntıyı doktorunuzla paylaşmanızı öneriyoruz.

Ayrıca bir başka dikkat edilmesi gereken konu ön saç çizginizin nereden başlayacağıdır. Saç çizgisi tasarımı saç ekiminin en önemli basamaklarından birisidir. Saçlarınızın elim sonrası çıkan sağlıklı saçlarla bir kalıp gibi durmaması işte bu saç çizgisinin son derece önemli olduğu konusunun altını çizer. Doğal ön saç çizgisinin şekli ve yoğunluğu kişiden kişiye değişkenlik gösterse de, saç ekimini yapan cerrahın sanatsal bakış açısı burada devreye girmelidir ve size en çok yakışan en doğal saç çizgisi hattı oluşturulacaktır.

Kaç seans saç ekiminin yapılacağı da yine bir başka en fazla merak edilen soruların başında geliyor. Burada önemli olan yaşınız, saç dökülme oranınız, donör alanınızın verimliliği gibi kriterler önem taşır. Erkelerde eğer her şey yeteri ölçüde var ise ve kapanması gereken kel alan da çok fazla açık değilse 1 seans da saç ekimi süreciniz tamamlanır. Kadınlar da ise daha fazla saça gereksinim duyulur ve uygun yoğunluk elde etmek için birkaç seans gerebilir. Bu oturumlar beş ile on saat her sürebilir.

 

Saç Ekimi – Op. Dr. Bülent Cihantimur

 

 

LAZER LİPOLİZ İLE, SPOR VE DİYETİN YOK EDEMEDİĞİ YAĞLARA KALICI ÇÖZÜM

Liposuction

Lazer Lipoliz ve Lazer Liposuction, Fazla kilo ve fazla yağlar… Hemen her kadın ve erkeğin estetik ölçülerini bozan ve sağlığını tehlikeye atan deformasyonlardır. Yaz aylarına girdiğimiz şu günlerde rahatsızlık vermeye başladı. Birçok hastamın da ortak sorunu maalesef aşırı kilo ve yağlar. Ve kolay kolay terk etmiyor vücudumuzu. Onlardan uzak durmak ise modern yaşamda herkese nasip olmuyor. Bir şekilde stres, aşırı yemek yeme, dengesiz beslenme, kullanılan ilaçlar, yaşlanma, genetik yatkınlık ve benzeri nedenlerle yapışıp kalıyor vücudumuza.

 

Ne yapılması gerekiyor peki? En basit haliyle dikkat etmemiz gerekiyor yediklerimize içtiklerimize. Egzersiz yapmamız gerekiyor düzenli olarak. Kritik soru: Kaç kişi yapabiliyor bu iki şeyi? Yanıt: Çok azımız. Hatta yapanlar bile ömür boyu bu alışkanlıkları sürdüremedikleri için bir kısmı yok edilen kilo ve yağlar yeniden, bu kez daha dirençli olarak ortaya çıkıyor vücudun belirli bölgelerinde. Üstelik kilolardan bir an önce kurtulmak istendiğinde sıkça başvurulan ve sonrasında devam ettirilemeyen diyetler ise daha fazla kilo almaya ve kilo alınıp verilen kısımlarda cilt sarkmasına yol açmaktadır.

 

En çok nerenizde yağlanmalar oluyor? Aynanın karşısına geçtiğinizde, elinizle bedeninizi kontrol ettiğinizde bunu rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Ancak biz fazla yağlardan bahsediyoruz. Vücudun yağlara belirli bir mutlaka ihtiyacı var. Fazlası güzelliğinize, estetik görünümünüze, psikolojinize ve sağlığınıza zarar veriyor.

 

Son yıllarda biz estetik cerrahların en çok yaptığı operasyonlar arasında fazla yağların alınıp yok edilmesi geliyor. Yani yağ aldırma operasyonları. Bunun için liposuction yöntemi son döneme kadar geçerli olan, fazla yağları dışarı alarak yaptığımız bir işlemdi. Hala da etkili sonuçlar veren, yağlanmanın durumuna göre gerekli olan bir işlemdir liposuction.

 

LiposuctionLiposuction’dan sonra bölgesel yağlanmalarda çok daha etkili olduğu bütün dünyada kanıtlanan ve yoğun talep gören lazer lipoliz ile yağ aldırma yöntemi ortaya çıktı. Son yıllarda popüler bir yöntem haline gelen lazer lipoliz yöntemi. Lazer lipoliz yöntemi inatçı yağları bir daha oluşmayacak şekilde, aynı bölgeden kilo almayacak şekilde yok eden son derece etkili bir vücut şekillendirme yöntemi olarak bedenin her bölgesindeki lokalize olmuş yağları hassas dokunuşlarla kalıcı olarak ortadan kaldıran bir yöntem.

http://ahmetkaracalar.com/lazer-lipoliz-ya-da-lazer-liposuction-nedir/ 

Lazer lipoliz yönteminin ne olup ne olmadığını, lazer lipolizin uygulandığı bölgeleri, lazer lipoliz ile yağ aldırma yöntemine uygun adayları, alınan sonuçların neden kalıcı olduğunu ve daha birçok detayı soru ve yanıtlarla ele alalım isterseniz. Bu soruları hastalarımdan sıkça gelen sorulardan seçerek hazırladım.

http://ahmetkaracalar.com/lazer-lipoliz/ 

Çok farklı zayıflama yöntemi okudum internetten. Karnımdaki, basenlerimdeki yağlardan kurtulmak istiyorum. Bacaklarım da kalın. Lazer lipoliz yöntemi benim bu sorunuma çare olur mu? Nedir bu yöntem?

 

Okumaya devam et “LAZER LİPOLİZ İLE, SPOR VE DİYETİN YOK EDEMEDİĞİ YAĞLARA KALICI ÇÖZÜM”

Burun Estetiği İçin Doğru Cerrahı Nasıl Bulabilirsiniz?

Burun Estetiği Cerrahı

Burun Estetiği CerrahıBurun Estetiği İçin Doğru Cerrahı Nasıl Bulabilirsiniz?

Rinoplasti bilim ve sanatın birleştiği alanlardan biridir.  Bir burnu doğru incelemek ve anatomisini anlamak deneyim  ve yetenek gerektir. Ve yine ameliyat tekniği konusunda doğru kararı verebilmekte  deneyim ve yeteneğin yanında ustalık gerektirir.

Her meslek grubunun içerisinde çok iyi, çok başarılı profesyoneller olduğu gibi, daha az başarı sahibi olmuş profesyoneller olması normaldir. Sanatçılar, sporcular, öğretmenler gibi meslek gruplarında olduğu gibi doktorlar içinde de geçerlidir. Bazı doktorlar burun estetiği konusunda çok başarılıyken bazıları bu konuda daha zayıf kalabilirler.  Ameliyatınızı yapacak cerrahin seçilmesi stresli bir süreç olacaktır.   İnternet üzerinde araştırma yaparken, kendi uzmanlıklarını ve yeteneklerini anlatan pek çok doktor ismine denk geleceksiniz.

Peki doğru cerrahı nasıl bulacaksınız?

Malesef doğru cerrahı seçebilmeniz için kısa bir yol yoktur. Öncelikle araştırmanızı kendiniz yapmalısınız. Referans araştırması bu noktada oldukça önemli olabilir. Bir doktorun, bir arkadaşınızın size isim vermiş olması ya da bir doktorun adını daha önce duymuş olmanız iyi bir başlangıç olabilir. Fakat elbette bu tür referanslar tek başlarına yeterli olmayacaktır.   .

Çok önemli bir kaç kritik durum vardır, doktor ve uygulamasıyla ilgili. Mesela cerrahın hangi sıklıkta burun estetiği ameliyatı yaptığı önemli bir kriterdir.

Doktorun yaptığı ameliyat sonuçlarını görmeniz de ayrıca önemlidir. Pek çok cerrah yaptığı ameliyatların fotoğraflarını websitelerinde, facebook gibi sosyal medya hesaplarında paylaşır. Bu görüntüler, doktorunuzun kişisel estetik anlayışı ve yetenekleri konusunda fikir verecektir ama bu elbette başarılı bir sonuç için garanti değildir.

Ameliyat sonrası fotoğrafları beğenmediniz fakat doktor bu yaptığı ameliyatla gurur duyup, ne kadar güzel bir sonuç olduğunu size anlatmaya çalışıyorsa, doğru yerde değilsiniz demektir.

İnternet üzerinde bazı forumlar ve portallar size doğru doktoru bulmanız konusunda yardımcı olabileceği gibi kafanızı da karıştıryor olabilir. Bazı hastalar bu portallardan çok yararlandığını söylerken, bazıları da doğru bilgi konusunda şüphede kaldıklarını söylüyorlar.

Yaptığınız tüm bu araştırmaları filitreleyip, daralttığınızda bir kaç ya da tek bir cerrahin ismiyle kalırsınız. Sırada muayenehane randevusu vardır. Muayenehaneye gittiğinizde hissettiğiniz  ilk reaksiyon oldukça önemlidir. Cerrahi nasıl buldunuz? Yaptığı ise tutkuyla bağlı mı? Size, ameliyatı detaylı anlatmak için gerekli zamanı ayırdı mı? Sizin ne istediğinizi dikkatli bir şekilde dinledi mi ya da kendi yaklaşımını size anlattı mı?  Muayene esnasında doktorun anlattıkları size güven verdi mi? Öncesi ve sonrası fotoğrafları doğru değerlendirebildiniz mi?

Cerrahi deneyim..

Dünyanın en iyi, en popüler KBB uzmanı ya da plastik cerrahı bile, nadiren burun estetiği ameliyatı yapmış ya da yapıyorsa, burun estetiği konusunda deneyimli olduğunu iddia etmek, doğru olmaz.

Unutmayın ki, bir doktorun bir konuda çok iyi olması, her konuda çok iyi olduğu anlamanı taşımaz.

Her cerrahın tutku ile yaptığı bazı uygulamalar, ameliyatlar vardır. Bir doktorun yaptığı işe tutkuyla bağlı olması, doğru cerrah tercihinizi yaparken aklınızda bulundurmanız gereken önemli donelerden birisidir.

Ameliyatınızı yapacak olan doktorun deneyimi ve uzmanlığı hakkında yeterince bilgi edindiniz mi? Burun estetiği ameliyatları konusunda ki tecrübesi, ne sıklıkta ameliyat yaptığı ile doğru orantılıdır.

Doktor ve hasta iletişimi, ameliyat başarısı için çok önemli ..

İletişim,  iyi bir doktor- hasta ilişkisinde olması gerekn en önemli noktalardan biridir. Ne isteyip istemediğinizi, talep ve beklentilerinizi doğru anlatabilmek için, doktorunuzla kurduğunuz iletişimin sağlıklı olması çok mühimdir.

Doktorunuz sizin beklentilerinizi ve fikirlerinizi önyargısız ve açık bir şekilde dinlemeli ve sizde doktorunuzun, beklentileriniz konusunda ne kadar gerçekçi olup olmadığınız konusundaki yorumunu dikkatle dinlemelisiniz.

Beğendiğiniz herhangi bir popüler kişinin fotoğrafını getirip, doktorunuza “burnumun bu fotoğraftaki kişinin burnu gibi olmasını istiyorum” demek oldukça yanlıştır. Başkasının yüzünde çok güzel ve uyumlu olarak görünen bir burun şekli, sizin yüzünüzde aynı ahenkte görünmeyebilir. Beğenilerinizi, beklentilerinizi, iletebilmeniz, anlatabilmeniz adına doktorunuza fotoğraf getirmenizde herhangi bir beis yoktur. Burun ameliyatınız sonrasında görüntünüzde ciddi anlamda bir gelişme olacağı, yüzünüzdeki ifadenin daha iyi ve hoş olacağı muhakkaktır ama ameliyatınızdan mucize beklemek, ameliyat sonrası bir popstara benzemeyi beklemek çok doğru bir beklenti değildir.

Okumaya devam et “Burun Estetiği İçin Doğru Cerrahı Nasıl Bulabilirsiniz?”

MİGREN TEDAVİSİ VE AMELİYATI İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR

Migren tedavisi ve ameliyatı hakkında sıkça sorulan sorular

Migren tedavisi ve ameliyatı hakkında sıkça sorulan sorularMigren tedavisi ile ilgili en sık sorulan sorular ve yanıtları…

Migren tedavisi hangi ameliyat tekniğiyle gerçekleştiriliyor?

Migren tedavisinde kullanılan ameliyat tekniği, halk arasında kapalı ameliyat olarak bilinen endoskopik ameliyat tekniğidir. Bu teknik ile minimal hasarla maksimum tedavi amaçlanmaktadır.

Migren tedavisinde endoskopik ameliyat tekniğinin avantajları nelerdir?

Migren tedavisinde kullanılan endoskopik teknik öncelikle hasta ve plastik cerrah için son derece güvenilir bir ameliyat imkânı sunmaktadır.

Açık ameliyatlara göre ameliyat izi çok daha küçüktür. Ense kökü migreni için 3 santimetre olan ameliyat kesisi şakak, ve alın migreninde 1 sanitmetre boyutuna çekilmektedir.

Ameliyat kesisinin küçük olması, yaranın iyileşmesinin de hızlı olmasını beraberinde getirmektedir.  Ayrıca ameliyat izi minimal boyutlarda, dikişler ise sınırlı sayıda kalmaktadır.

Endoskopik ameliyatta, endoskopik kameralar yardımıyla migreni tetikleyen sinirler onlarca kat büyütülmektedir. Ameliyatı gerçekleştiren plastik cerrahi uzmanı, gözle görülemeyecek sinir ve doku detaylarını ameliyat sırasında monitörde görmekte, bu sayede tedavi için çok net ve kesin doğrulukta müdahaleler gerçekleştirebilmektedir. Dolayısıyla ameliyatın başarısıyla endoskopik tekniğin direkt ilişkisi vardır.

Migren tedavisine kimler uygun adaydır?

Kalıcı migren tedavisi için uygulanan endoskopik migren ameliyatında başarı uygun aday seçimiyle mümkündür. Uygun adayın öncelikle migren tanısı almış olması gerekmektedir. Hasta, ayda ortalama 15 gün migren ağrısı çekiyor, ilaçlara karşı zaman içinde direnç geliştiriyor, ilaçların yan etkileri nedeniyle organları zarar görüyor, botoks enjeksiyonuna olumlu yanıt veriyorsa, daha önce denediği migren tedavilerine rağmen iyileşemiyorsa, hastalığı kronik bir hal almışsa migren ameliyatı için uygun olarak değerlendirilir. Ameliyat kararı, hastanın yaşadığı migren tablosunun boyutlarına göre plastik ve estetik cerrah tarafından verilir.

Migren tedavisi neden nörologlar tarafından değil de plastik cerrahi uzmanı tarafından yapılıyor?

Birçok migren tedavisi uygulanmaktadır. En yaygın olan migren tedavisi önleyici ve koruyucu ilaç tedavisidir. Bu tedavi protokolü nörologlar tarafından oluşturulmakta ve takibi yine bu uzmanlarca gerçekleştirilmektedir.

Migren tedavisinde cerrahi yöntem son 15 yıldır uygulanmaktadır. Amerika’da başlatılan bilimsel çalışmalar kapsamında, bir plastik ve estetik cerrahın tesadüfen bulduğu cerrahi tedavi şekli, yüzde 90 başarıyı yakalayan endoskopik migren ameliyatına dönüştürülmüştür. Alın germe estetiği sonrasında aynı zamanda migren rahatsızlığı olan hastaların migren ataklarının tamamen sona ermesinin fark edilmesiyle bulanan ameliyat yöntemi Amerika’da, Avrupa’da ve Türkiye’de plastik ve estetik cerrahi uzmanları tarafından gerçekleştirilmektedir. Çünkü;

·       Migren ameliyatı ilk kez bir plastik ve estetik cerrah tarafından bulundu, yine bu hekimler tarafından geliştirildi.

·       Baş bölgesini saran sinir dokularının tetiklediği migren hastalığının cerrahi yolla tedavisi için periferik ve çevre sinir cerrahisi, baş anatomisi ve yüz mimik kas yapısı konusunda plastik cerrahi uzmanı gerekli bilgi ve deneyime sahiptir.

·       Ameliyatın başarısını olumlu etkileyen endoskopi tekniğini, plastik cerrahlar alın ve şakak germe gibi yüz estetiği uygulamalarında sıkça kullanmakta, dolayısıyla bu tekniğe hakimiyetleri bilinmektedir.

·       Plastik cerrahi uzmanı, migren ameliyatında gerekli olabilecek mikrocerrahi prensiplerine sahiptir.

Migren tedavisi için uygulanan ameliyat zor mudur?

Migren ameliyatı kulağa karmaşık ve zor bir ameliyat gibi gelmektedir. Ancak sanıldığı gibi zor bir ameliyat değildir. Endoskopik yöntemle yapıldığı için son derece az hasarla, minimal ameliyat iziyle yapılmaktadır.

Başın tek bir bölgesinden ameliyat yapıldığında 1-2 saatte, ense, alın, şakak ya da burun bölgelerinden en az ikisinin aynı anda ameliyat edilmesi durumunda 4 saatte operasyon tamamlanmaktadır. Hasta genellikle aynı gün taburcu olur.

Migren ameliyatı hangi bölgeden yapılıyor?

Migren ataklarının tetiklendiği dört ana bölge vardır. Ense, alın, şakak ve nasal (burun) bölge. Hangi bölgede migren ağrısı varsa o bölgede ağrının başlangıç noktasına operasyon yapılmaktadır.

Migren tedavisi olan hasta kaç günde iyileşir?

Endoskopik migren ameliyatından sonraki 4 ila 8 günde iyileşme gerçekleşir. İlk gece migren ağrısı yaşanmaktadır. Ancak bu geçicidir. Bunun dışında hafif morluk ve ödemler, hafif ağrılar yine bu süreçte ortadan kaybolur.

Migren ağrıları kaç günde tamamen yok olmaktadır?

Migren atakları ve ağrıları, ameliyattan sonraki 30 gün içinde kalıcı olarak geçmektedir. Bazı hastalarda ilk 1 haftada ağrılar tamamen yok olurken, bazı hastalarda bu 1 ayı bulmaktadır. Hastalar, uzun yıllar migren ağrısı çektiği için, migren atakları tamamen yok olsa da buna ilk başta alışmakta ve inanmakta güçlük çekebilmektedirler.

Ağrının kalıcı olduğu bilimsel olarak ispatlandı mı?

Ağrının kalıcı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Şöyle ki; Amerika’da yapılan yüzlerce migren ameliyatından alınan başarılı sonuçlar 5 ila 10 yıl boyunca takip edilmiş ve alınan ilk sonuçların değişmediği ve kalıcı olduğu kanıtlanmıştır.

Başarı oranı nedir?

Şu üç kriter gerçekleştiğinde endoskopik migren ameliyatının başarılı olduğu kabul edilir: Atak ve ağrıların tamamen geçmesi, atak ve ağrıların yüzde 50’nin üzerinde iyileşmesi, atak ve ağrıların baş ağrısı düzeyine çekilmesi.

Migren ameliyatlarından elde edilen başarı oranı yüzde 90’dır. Bunun yüzde 62’sinde migren tamamen tedavi edilmiş, hastalar bir daha migren kaynaklı ağrı atakları yaşamamışlardır.

Anne adayları hamilelikte migren ameliyatı olabilir mi?

Migren kadınlarda daha fazla görülmektedir. Bunun nedeni kadınlık hormonunda yaşanan değişikliklerdir. Hamilelik döneminde bu hormonal değişim daha yoğun yaşanmakta, migreni olan anne adayları huzursuz ve ağrılı bir gebelik geçirmektedir. Anne adayları hamilelikten önce endoskopik migren ameliyatı ile migren tedavisi olabilmekte, emzirme döneminde de bu tedaviyi yaptırabilmektedirler. Hamilelik sırasında bu ameliyatın yapılması anne ve bebek sağlığı açısından mümkün değildir.

Migren tedavisinin yan etkileri var mıdır?

Migren tedavisinde, işlem yapılan dokuda hassasiyet, kaşıntı, uyuşukluk gibi yan etkiler görülmekte, ancak 4 ya da 6 aya kadar bunlar geçmektedir. Alın ve şakak migreni sonrasında göz çevresinde morluk ve şişlikler oluşmakta, yine 1 hafta içinde kaybolmaktadır. Migrenin kalıcı bir yan etkisi yoktur.

Migren ameliyatında beyine bir müdahale söz konusu mu?

Migren ameliyatında beyine bir müdahale söz konusu değildir. Migren ameliyatı, kafatası kemiği ile saçlı deri arasında kalan sinir dokularının migreni tetikleyen bölgelerine yönelik bir tedavi şeklidir. Ameliyat kafatasının üzerinde, saçlı derinin altındadır. Beyine müdahale ya da beyinde bir risk kesinlikle söz konusu değildir.

MİGREN AMELİYATI İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR

Ülkemizde son birkaç yıldır yaptığımız migren ameliyatı ile birçok hastamızın migren ağrı ve atakları kalıcı olarak tedavi edilmektedir. Amerika’da 15 yıldır başarıyla uygulanan ama ülkemizde henüz yeni olarak kabul gören migren ameliyatı ile ilgili en sık sorulan sorular ve yanıtları şöyle:

Migren ameliyatının beyinle ilgisi var mı?

Baş bölgesine yapılacak migren ameliyatında hastalarımızın aklına haklı olarak, “Acaba beyine mi müdahale ediliyor?” sorusu gelmektedir. Migren ameliyatı bir beyin ameliyatı değildir. Migreni tetikleyen duyusal sinirlerin üzerindeki baskıyı kaldırarak hastalığı kalıcı olarak tedavi etmeye yönelik bir operasyondur. Müdahale bölgesi beyin değil, kafatası ile saçlı deri arasında kalan belli başlı tetikleyici sinir dokularıdır.

Migren ameliyatı migrene kesin çözüm mü?

Migren ameliyatı bugüne kadar hastalara uygulanan bilimsel tedavi yöntemleri arasında migren atak ve ağrılarını kalıcı olarak sona erdiren tek tedavi yöntemidir, yani kesin çözüm getirmektedir. İnsanlık tarihi kadar eski olan migren hastalığının 15 yıl önce bulunan migren ameliyatıyla kalıcı olarak tedavi edilmesi tıp dünyasında büyük yankı uyandırmıştır. Çünkü şu ana kadar uygulanan ilaç tedavisi dahil hiçbir tedavi yöntemi migreni tamamen sona erdirememişti. Migren Ameliyatı Sıkça Sorulan Sorular

Amerika Cleveland’dan Plastik ve Estetik Cerrah Prof. Dr. Bahman Guyuron tarafından yapılan alın germe ve göz kapağı estetiği sırasında tesadüfen bulundu.  Migreni olan hastaların bu estetik operasyondan sonra ağrılarının tamamen geçtiğini fark etmeleri ve bunu Prof. Dr. Guyuron ile paylaşmaları sonrasında nörologların da katıldığı cerrahi tedaviye yönelik geniş kapsamlı bilimsel araştırmalar, çalışmalar yapıldı. Alın migreni, ense kökü, şakak ve nasal bölge migreninin tedavisine yönelik birçok migren ameliyatı gerçekleştirildi. Hastaların yüzde 90’ında kalıcı sonuçlar elde edilmesi, tıp çevrelerinde büyük bir heyecan yarattı. Ameliyatların sonuçları saygın tıp dergilerinde yayımlandı.

10 yıla varan hasta takibinde alınan sonuçların kalıcı olduğu gözlemlendi. Bu bilimsel tedavi yöntemi, son yıllarda ülkemizde de başarılı bir şekilde gerçekleştirilmekte birçok migren hastası, ağrı ve ataklara veda etmektedir.   

Migren ameliyatı, botoks uygulamasının ağrı ve ataklar üzerindeki birkaç aylık geçici tedavisini kalıcı hale getiriyor. Ameliyatın amacı ağrı ve atakları azaltmak, geçici olarak önlemek ya da ötelemek değildir. Migren ameliyatı, hastalığın kalıcı olarak tedavisi için yapılan bir cerrahi müdahaledir.

Migren ameliyatı ile her türlü baş ağrısı tedavi edilebiliyor mu?

Migren ameliyatı primer, yani birincil grupta yer alan kendiliğinden başlayan migren ve gerilim tipi baş ağrısının kalıcı tedavisi için geliştirilen bir yöntemdir. Hastanın ameliyata uygun kriterlere sahip olması gerekmektedir.  Daha önce botoks testinden olumlu sonuç alan hastalar, tedavilerden sonuç alamayan migren hastaları, ayda ortalama 2 ve üzeri atak geçiren, 15 gün ağrı çekenler, migren ilaçlarının yan etkilerini yaşayanlar, günlük yaşamı ciddi şekilde örseleyen gerilim tipi baş ağrısı olanlar migren ameliyatına uygun hastalardır.

Zor bir ameliyat mıdır?

Migren ameliyatı, endoskopik teknikle yapılan, en az doku hasarıyla en etkili sonuçların alındığı, ameliyatın ağrısız ve diğer operasyonlara göre daha kısa sürdüğü, iyileşmenin 1 hafta gibi bir sürede gerçekleştiği hastalar açısından konforlu ve güvenilir bir operasyondur.

Migren ameliyatı kapalı bir ameliyattır. Ameliyat kesi izi minimum boyuttadır, 1 ila 3 santim arasında kesi açılır. Saçlı deri içinden ya da üst göz kapağından açılan küçük kesinin iyileşmesi hızlıdır, ağrısı azdır, riskleri minimum seviyededir.

Onlarca ağrı kesicilerin bitiremediği migreni, ameliyat kalıcı olarak nasıl tedavi ediyor?

Endoskopik migren ameliyatı, başın çeşitli bölgelerinde saçlı deri ile kafatası arasında kalan tetikleyici ana duyusal sinirlerin üzerindeki baskıyı kaldırmak, bu sinirleri rahatlatmak, serbestleştirmek amacıyla yapılır. Üzerindeki baskının kalktığı sinir dokusu bir daha migreni tetiklemiyor. Yıllarca kullanılan farklı ilaçların geçici olarak tedavi edebildiği migren hastalığının atak ve ağrılar endoskopik migren ameliyatı ile bu şekilde kalıcı olarak tedavi ediliyor.

Hasta kaç günde iyileşiyor, migren atakları ne zaman sona eriyor?

Endoskopik migren ameliyatından sonra iyileşme en geç 10 gün içinde gerçekleşmektedir. Hasta aynı gün evine taburcu olur. 1 hafta sonra iş hayatına dönebilir.

Operasyondan sonraki ilk gece geçici migren ağrısı görülmektedir. Ameliyattan sonraki 1 aylık zaman diliminde migren atakları ve ağrıları tamamen son bulmaktadır. Hasta bir daha migrenden kaynaklı baş ağrısı yaşamamaktadır. Bazı hastalarda da ağrı şiddeti ve süresi, atak sıklığı tıpkı normal baş ağrısı seviyesine çekilmekte, migren hastalığında yüzde 50’nin üzerinde bir azalma olmaktadır.

http://migrenameliyatimerkezi.com/