Burun Estetiği İçin Doğru Cerrahı Nasıl Bulabilirsiniz?

Burun Estetiği Cerrahı

Burun Estetiği CerrahıBurun Estetiği İçin Doğru Cerrahı Nasıl Bulabilirsiniz?

Rinoplasti bilim ve sanatın birleştiği alanlardan biridir.  Bir burnu doğru incelemek ve anatomisini anlamak deneyim  ve yetenek gerektir. Ve yine ameliyat tekniği konusunda doğru kararı verebilmekte  deneyim ve yeteneğin yanında ustalık gerektirir.

Her meslek grubunun içerisinde çok iyi, çok başarılı profesyoneller olduğu gibi, daha az başarı sahibi olmuş profesyoneller olması normaldir. Sanatçılar, sporcular, öğretmenler gibi meslek gruplarında olduğu gibi doktorlar içinde de geçerlidir. Bazı doktorlar burun estetiği konusunda çok başarılıyken bazıları bu konuda daha zayıf kalabilirler.  Ameliyatınızı yapacak cerrahin seçilmesi stresli bir süreç olacaktır.   İnternet üzerinde araştırma yaparken, kendi uzmanlıklarını ve yeteneklerini anlatan pek çok doktor ismine denk geleceksiniz.

Peki doğru cerrahı nasıl bulacaksınız?

Malesef doğru cerrahı seçebilmeniz için kısa bir yol yoktur. Öncelikle araştırmanızı kendiniz yapmalısınız. Referans araştırması bu noktada oldukça önemli olabilir. Bir doktorun, bir arkadaşınızın size isim vermiş olması ya da bir doktorun adını daha önce duymuş olmanız iyi bir başlangıç olabilir. Fakat elbette bu tür referanslar tek başlarına yeterli olmayacaktır.   .

Çok önemli bir kaç kritik durum vardır, doktor ve uygulamasıyla ilgili. Mesela cerrahın hangi sıklıkta burun estetiği ameliyatı yaptığı önemli bir kriterdir.

Doktorun yaptığı ameliyat sonuçlarını görmeniz de ayrıca önemlidir. Pek çok cerrah yaptığı ameliyatların fotoğraflarını websitelerinde, facebook gibi sosyal medya hesaplarında paylaşır. Bu görüntüler, doktorunuzun kişisel estetik anlayışı ve yetenekleri konusunda fikir verecektir ama bu elbette başarılı bir sonuç için garanti değildir.

Ameliyat sonrası fotoğrafları beğenmediniz fakat doktor bu yaptığı ameliyatla gurur duyup, ne kadar güzel bir sonuç olduğunu size anlatmaya çalışıyorsa, doğru yerde değilsiniz demektir.

İnternet üzerinde bazı forumlar ve portallar size doğru doktoru bulmanız konusunda yardımcı olabileceği gibi kafanızı da karıştıryor olabilir. Bazı hastalar bu portallardan çok yararlandığını söylerken, bazıları da doğru bilgi konusunda şüphede kaldıklarını söylüyorlar.

Yaptığınız tüm bu araştırmaları filitreleyip, daralttığınızda bir kaç ya da tek bir cerrahin ismiyle kalırsınız. Sırada muayenehane randevusu vardır. Muayenehaneye gittiğinizde hissettiğiniz  ilk reaksiyon oldukça önemlidir. Cerrahi nasıl buldunuz? Yaptığı ise tutkuyla bağlı mı? Size, ameliyatı detaylı anlatmak için gerekli zamanı ayırdı mı? Sizin ne istediğinizi dikkatli bir şekilde dinledi mi ya da kendi yaklaşımını size anlattı mı?  Muayene esnasında doktorun anlattıkları size güven verdi mi? Öncesi ve sonrası fotoğrafları doğru değerlendirebildiniz mi?

Cerrahi deneyim..

Dünyanın en iyi, en popüler KBB uzmanı ya da plastik cerrahı bile, nadiren burun estetiği ameliyatı yapmış ya da yapıyorsa, burun estetiği konusunda deneyimli olduğunu iddia etmek, doğru olmaz.

Unutmayın ki, bir doktorun bir konuda çok iyi olması, her konuda çok iyi olduğu anlamanı taşımaz.

Her cerrahın tutku ile yaptığı bazı uygulamalar, ameliyatlar vardır. Bir doktorun yaptığı işe tutkuyla bağlı olması, doğru cerrah tercihinizi yaparken aklınızda bulundurmanız gereken önemli donelerden birisidir.

Ameliyatınızı yapacak olan doktorun deneyimi ve uzmanlığı hakkında yeterince bilgi edindiniz mi? Burun estetiği ameliyatları konusunda ki tecrübesi, ne sıklıkta ameliyat yaptığı ile doğru orantılıdır.

Doktor ve hasta iletişimi, ameliyat başarısı için çok önemli ..

İletişim,  iyi bir doktor- hasta ilişkisinde olması gerekn en önemli noktalardan biridir. Ne isteyip istemediğinizi, talep ve beklentilerinizi doğru anlatabilmek için, doktorunuzla kurduğunuz iletişimin sağlıklı olması çok mühimdir.

Doktorunuz sizin beklentilerinizi ve fikirlerinizi önyargısız ve açık bir şekilde dinlemeli ve sizde doktorunuzun, beklentileriniz konusunda ne kadar gerçekçi olup olmadığınız konusundaki yorumunu dikkatle dinlemelisiniz.

Beğendiğiniz herhangi bir popüler kişinin fotoğrafını getirip, doktorunuza “burnumun bu fotoğraftaki kişinin burnu gibi olmasını istiyorum” demek oldukça yanlıştır. Başkasının yüzünde çok güzel ve uyumlu olarak görünen bir burun şekli, sizin yüzünüzde aynı ahenkte görünmeyebilir. Beğenilerinizi, beklentilerinizi, iletebilmeniz, anlatabilmeniz adına doktorunuza fotoğraf getirmenizde herhangi bir beis yoktur. Burun ameliyatınız sonrasında görüntünüzde ciddi anlamda bir gelişme olacağı, yüzünüzdeki ifadenin daha iyi ve hoş olacağı muhakkaktır ama ameliyatınızdan mucize beklemek, ameliyat sonrası bir popstara benzemeyi beklemek çok doğru bir beklenti değildir.

Okumaya devam et “Burun Estetiği İçin Doğru Cerrahı Nasıl Bulabilirsiniz?”

MİGREN TEDAVİSİ VE AMELİYATI İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR

Migren tedavisi ve ameliyatı hakkında sıkça sorulan sorular

Migren tedavisi ve ameliyatı hakkında sıkça sorulan sorularMigren tedavisi ile ilgili en sık sorulan sorular ve yanıtları…

Migren tedavisi hangi ameliyat tekniğiyle gerçekleştiriliyor?

Migren tedavisinde kullanılan ameliyat tekniği, halk arasında kapalı ameliyat olarak bilinen endoskopik ameliyat tekniğidir. Bu teknik ile minimal hasarla maksimum tedavi amaçlanmaktadır.

Migren tedavisinde endoskopik ameliyat tekniğinin avantajları nelerdir?

Migren tedavisinde kullanılan endoskopik teknik öncelikle hasta ve plastik cerrah için son derece güvenilir bir ameliyat imkânı sunmaktadır.

Açık ameliyatlara göre ameliyat izi çok daha küçüktür. Ense kökü migreni için 3 santimetre olan ameliyat kesisi şakak, ve alın migreninde 1 sanitmetre boyutuna çekilmektedir.

Ameliyat kesisinin küçük olması, yaranın iyileşmesinin de hızlı olmasını beraberinde getirmektedir.  Ayrıca ameliyat izi minimal boyutlarda, dikişler ise sınırlı sayıda kalmaktadır.

Endoskopik ameliyatta, endoskopik kameralar yardımıyla migreni tetikleyen sinirler onlarca kat büyütülmektedir. Ameliyatı gerçekleştiren plastik cerrahi uzmanı, gözle görülemeyecek sinir ve doku detaylarını ameliyat sırasında monitörde görmekte, bu sayede tedavi için çok net ve kesin doğrulukta müdahaleler gerçekleştirebilmektedir. Dolayısıyla ameliyatın başarısıyla endoskopik tekniğin direkt ilişkisi vardır.

Migren tedavisine kimler uygun adaydır?

Kalıcı migren tedavisi için uygulanan endoskopik migren ameliyatında başarı uygun aday seçimiyle mümkündür. Uygun adayın öncelikle migren tanısı almış olması gerekmektedir. Hasta, ayda ortalama 15 gün migren ağrısı çekiyor, ilaçlara karşı zaman içinde direnç geliştiriyor, ilaçların yan etkileri nedeniyle organları zarar görüyor, botoks enjeksiyonuna olumlu yanıt veriyorsa, daha önce denediği migren tedavilerine rağmen iyileşemiyorsa, hastalığı kronik bir hal almışsa migren ameliyatı için uygun olarak değerlendirilir. Ameliyat kararı, hastanın yaşadığı migren tablosunun boyutlarına göre plastik ve estetik cerrah tarafından verilir.

Migren tedavisi neden nörologlar tarafından değil de plastik cerrahi uzmanı tarafından yapılıyor?

Birçok migren tedavisi uygulanmaktadır. En yaygın olan migren tedavisi önleyici ve koruyucu ilaç tedavisidir. Bu tedavi protokolü nörologlar tarafından oluşturulmakta ve takibi yine bu uzmanlarca gerçekleştirilmektedir.

Migren tedavisinde cerrahi yöntem son 15 yıldır uygulanmaktadır. Amerika’da başlatılan bilimsel çalışmalar kapsamında, bir plastik ve estetik cerrahın tesadüfen bulduğu cerrahi tedavi şekli, yüzde 90 başarıyı yakalayan endoskopik migren ameliyatına dönüştürülmüştür. Alın germe estetiği sonrasında aynı zamanda migren rahatsızlığı olan hastaların migren ataklarının tamamen sona ermesinin fark edilmesiyle bulanan ameliyat yöntemi Amerika’da, Avrupa’da ve Türkiye’de plastik ve estetik cerrahi uzmanları tarafından gerçekleştirilmektedir. Çünkü;

·       Migren ameliyatı ilk kez bir plastik ve estetik cerrah tarafından bulundu, yine bu hekimler tarafından geliştirildi.

·       Baş bölgesini saran sinir dokularının tetiklediği migren hastalığının cerrahi yolla tedavisi için periferik ve çevre sinir cerrahisi, baş anatomisi ve yüz mimik kas yapısı konusunda plastik cerrahi uzmanı gerekli bilgi ve deneyime sahiptir.

·       Ameliyatın başarısını olumlu etkileyen endoskopi tekniğini, plastik cerrahlar alın ve şakak germe gibi yüz estetiği uygulamalarında sıkça kullanmakta, dolayısıyla bu tekniğe hakimiyetleri bilinmektedir.

·       Plastik cerrahi uzmanı, migren ameliyatında gerekli olabilecek mikrocerrahi prensiplerine sahiptir.

Migren tedavisi için uygulanan ameliyat zor mudur?

Migren ameliyatı kulağa karmaşık ve zor bir ameliyat gibi gelmektedir. Ancak sanıldığı gibi zor bir ameliyat değildir. Endoskopik yöntemle yapıldığı için son derece az hasarla, minimal ameliyat iziyle yapılmaktadır.

Başın tek bir bölgesinden ameliyat yapıldığında 1-2 saatte, ense, alın, şakak ya da burun bölgelerinden en az ikisinin aynı anda ameliyat edilmesi durumunda 4 saatte operasyon tamamlanmaktadır. Hasta genellikle aynı gün taburcu olur.

Migren ameliyatı hangi bölgeden yapılıyor?

Migren ataklarının tetiklendiği dört ana bölge vardır. Ense, alın, şakak ve nasal (burun) bölge. Hangi bölgede migren ağrısı varsa o bölgede ağrının başlangıç noktasına operasyon yapılmaktadır.

Migren tedavisi olan hasta kaç günde iyileşir?

Endoskopik migren ameliyatından sonraki 4 ila 8 günde iyileşme gerçekleşir. İlk gece migren ağrısı yaşanmaktadır. Ancak bu geçicidir. Bunun dışında hafif morluk ve ödemler, hafif ağrılar yine bu süreçte ortadan kaybolur.

Migren ağrıları kaç günde tamamen yok olmaktadır?

Migren atakları ve ağrıları, ameliyattan sonraki 30 gün içinde kalıcı olarak geçmektedir. Bazı hastalarda ilk 1 haftada ağrılar tamamen yok olurken, bazı hastalarda bu 1 ayı bulmaktadır. Hastalar, uzun yıllar migren ağrısı çektiği için, migren atakları tamamen yok olsa da buna ilk başta alışmakta ve inanmakta güçlük çekebilmektedirler.

Ağrının kalıcı olduğu bilimsel olarak ispatlandı mı?

Ağrının kalıcı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Şöyle ki; Amerika’da yapılan yüzlerce migren ameliyatından alınan başarılı sonuçlar 5 ila 10 yıl boyunca takip edilmiş ve alınan ilk sonuçların değişmediği ve kalıcı olduğu kanıtlanmıştır.

Başarı oranı nedir?

Şu üç kriter gerçekleştiğinde endoskopik migren ameliyatının başarılı olduğu kabul edilir: Atak ve ağrıların tamamen geçmesi, atak ve ağrıların yüzde 50’nin üzerinde iyileşmesi, atak ve ağrıların baş ağrısı düzeyine çekilmesi.

Migren ameliyatlarından elde edilen başarı oranı yüzde 90’dır. Bunun yüzde 62’sinde migren tamamen tedavi edilmiş, hastalar bir daha migren kaynaklı ağrı atakları yaşamamışlardır.

Anne adayları hamilelikte migren ameliyatı olabilir mi?

Migren kadınlarda daha fazla görülmektedir. Bunun nedeni kadınlık hormonunda yaşanan değişikliklerdir. Hamilelik döneminde bu hormonal değişim daha yoğun yaşanmakta, migreni olan anne adayları huzursuz ve ağrılı bir gebelik geçirmektedir. Anne adayları hamilelikten önce endoskopik migren ameliyatı ile migren tedavisi olabilmekte, emzirme döneminde de bu tedaviyi yaptırabilmektedirler. Hamilelik sırasında bu ameliyatın yapılması anne ve bebek sağlığı açısından mümkün değildir.

Migren tedavisinin yan etkileri var mıdır?

Migren tedavisinde, işlem yapılan dokuda hassasiyet, kaşıntı, uyuşukluk gibi yan etkiler görülmekte, ancak 4 ya da 6 aya kadar bunlar geçmektedir. Alın ve şakak migreni sonrasında göz çevresinde morluk ve şişlikler oluşmakta, yine 1 hafta içinde kaybolmaktadır. Migrenin kalıcı bir yan etkisi yoktur.

Migren ameliyatında beyine bir müdahale söz konusu mu?

Migren ameliyatında beyine bir müdahale söz konusu değildir. Migren ameliyatı, kafatası kemiği ile saçlı deri arasında kalan sinir dokularının migreni tetikleyen bölgelerine yönelik bir tedavi şeklidir. Ameliyat kafatasının üzerinde, saçlı derinin altındadır. Beyine müdahale ya da beyinde bir risk kesinlikle söz konusu değildir.

MİGREN AMELİYATI İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR

Ülkemizde son birkaç yıldır yaptığımız migren ameliyatı ile birçok hastamızın migren ağrı ve atakları kalıcı olarak tedavi edilmektedir. Amerika’da 15 yıldır başarıyla uygulanan ama ülkemizde henüz yeni olarak kabul gören migren ameliyatı ile ilgili en sık sorulan sorular ve yanıtları şöyle:

Migren ameliyatının beyinle ilgisi var mı?

Baş bölgesine yapılacak migren ameliyatında hastalarımızın aklına haklı olarak, “Acaba beyine mi müdahale ediliyor?” sorusu gelmektedir. Migren ameliyatı bir beyin ameliyatı değildir. Migreni tetikleyen duyusal sinirlerin üzerindeki baskıyı kaldırarak hastalığı kalıcı olarak tedavi etmeye yönelik bir operasyondur. Müdahale bölgesi beyin değil, kafatası ile saçlı deri arasında kalan belli başlı tetikleyici sinir dokularıdır.

Migren ameliyatı migrene kesin çözüm mü?

Migren ameliyatı bugüne kadar hastalara uygulanan bilimsel tedavi yöntemleri arasında migren atak ve ağrılarını kalıcı olarak sona erdiren tek tedavi yöntemidir, yani kesin çözüm getirmektedir. İnsanlık tarihi kadar eski olan migren hastalığının 15 yıl önce bulunan migren ameliyatıyla kalıcı olarak tedavi edilmesi tıp dünyasında büyük yankı uyandırmıştır. Çünkü şu ana kadar uygulanan ilaç tedavisi dahil hiçbir tedavi yöntemi migreni tamamen sona erdirememişti. Migren Ameliyatı Sıkça Sorulan Sorular

Amerika Cleveland’dan Plastik ve Estetik Cerrah Prof. Dr. Bahman Guyuron tarafından yapılan alın germe ve göz kapağı estetiği sırasında tesadüfen bulundu.  Migreni olan hastaların bu estetik operasyondan sonra ağrılarının tamamen geçtiğini fark etmeleri ve bunu Prof. Dr. Guyuron ile paylaşmaları sonrasında nörologların da katıldığı cerrahi tedaviye yönelik geniş kapsamlı bilimsel araştırmalar, çalışmalar yapıldı. Alın migreni, ense kökü, şakak ve nasal bölge migreninin tedavisine yönelik birçok migren ameliyatı gerçekleştirildi. Hastaların yüzde 90’ında kalıcı sonuçlar elde edilmesi, tıp çevrelerinde büyük bir heyecan yarattı. Ameliyatların sonuçları saygın tıp dergilerinde yayımlandı.

10 yıla varan hasta takibinde alınan sonuçların kalıcı olduğu gözlemlendi. Bu bilimsel tedavi yöntemi, son yıllarda ülkemizde de başarılı bir şekilde gerçekleştirilmekte birçok migren hastası, ağrı ve ataklara veda etmektedir.   

Migren ameliyatı, botoks uygulamasının ağrı ve ataklar üzerindeki birkaç aylık geçici tedavisini kalıcı hale getiriyor. Ameliyatın amacı ağrı ve atakları azaltmak, geçici olarak önlemek ya da ötelemek değildir. Migren ameliyatı, hastalığın kalıcı olarak tedavisi için yapılan bir cerrahi müdahaledir.

Migren ameliyatı ile her türlü baş ağrısı tedavi edilebiliyor mu?

Migren ameliyatı primer, yani birincil grupta yer alan kendiliğinden başlayan migren ve gerilim tipi baş ağrısının kalıcı tedavisi için geliştirilen bir yöntemdir. Hastanın ameliyata uygun kriterlere sahip olması gerekmektedir.  Daha önce botoks testinden olumlu sonuç alan hastalar, tedavilerden sonuç alamayan migren hastaları, ayda ortalama 2 ve üzeri atak geçiren, 15 gün ağrı çekenler, migren ilaçlarının yan etkilerini yaşayanlar, günlük yaşamı ciddi şekilde örseleyen gerilim tipi baş ağrısı olanlar migren ameliyatına uygun hastalardır.

Zor bir ameliyat mıdır?

Migren ameliyatı, endoskopik teknikle yapılan, en az doku hasarıyla en etkili sonuçların alındığı, ameliyatın ağrısız ve diğer operasyonlara göre daha kısa sürdüğü, iyileşmenin 1 hafta gibi bir sürede gerçekleştiği hastalar açısından konforlu ve güvenilir bir operasyondur.

Migren ameliyatı kapalı bir ameliyattır. Ameliyat kesi izi minimum boyuttadır, 1 ila 3 santim arasında kesi açılır. Saçlı deri içinden ya da üst göz kapağından açılan küçük kesinin iyileşmesi hızlıdır, ağrısı azdır, riskleri minimum seviyededir.

Onlarca ağrı kesicilerin bitiremediği migreni, ameliyat kalıcı olarak nasıl tedavi ediyor?

Endoskopik migren ameliyatı, başın çeşitli bölgelerinde saçlı deri ile kafatası arasında kalan tetikleyici ana duyusal sinirlerin üzerindeki baskıyı kaldırmak, bu sinirleri rahatlatmak, serbestleştirmek amacıyla yapılır. Üzerindeki baskının kalktığı sinir dokusu bir daha migreni tetiklemiyor. Yıllarca kullanılan farklı ilaçların geçici olarak tedavi edebildiği migren hastalığının atak ve ağrılar endoskopik migren ameliyatı ile bu şekilde kalıcı olarak tedavi ediliyor.

Hasta kaç günde iyileşiyor, migren atakları ne zaman sona eriyor?

Endoskopik migren ameliyatından sonra iyileşme en geç 10 gün içinde gerçekleşmektedir. Hasta aynı gün evine taburcu olur. 1 hafta sonra iş hayatına dönebilir.

Operasyondan sonraki ilk gece geçici migren ağrısı görülmektedir. Ameliyattan sonraki 1 aylık zaman diliminde migren atakları ve ağrıları tamamen son bulmaktadır. Hasta bir daha migrenden kaynaklı baş ağrısı yaşamamaktadır. Bazı hastalarda da ağrı şiddeti ve süresi, atak sıklığı tıpkı normal baş ağrısı seviyesine çekilmekte, migren hastalığında yüzde 50’nin üzerinde bir azalma olmaktadır.

http://migrenameliyatimerkezi.com/

 

 

 

 

NEFES DARLIĞI VE RİNOPLASTİ BURUN ESTETİĞİYLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER

rinoplasti

rinoplastiBurun Estetiği Ameliyatı Rinoplasti hakkında detaylı bir makalemizi de bu sayfa da bulabilirsiniz. İstanbul Burun Estetiği aramanız da size yardımcı olabilir.

Rinoplasti – Burun Estetiği Ameliyatı Burundan nefes alma problemlerinin başlıca iki kaynağı burun eğriliği ve burun etidir. Biz bu yazımızda burun eğriliğinden yani deviasyondan; nedenleri, sonuçları, tedavi yöntemlerinden bahsedeceğiz. Ülkemizdeki yetişkin nüfusun ortalama yarısında görülen burundan nefes olma sorunu ciddi sağlık sorunlarına yol açan ancak ihmal edilen, ciddi boyutlara ulaştığında tedavi için başvurulan bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığın çocukluk çağında başladığını da birçoğumuz bilmiyoruz. Çünkü çocuklukta buruna alınan bir darbe sonucu oluşan kanama, sadece burun kanaması olarak değerlendirilmekte, çoğunlukla burun içinde oluşan eğrilikler burun gelişimiyle birlikte ciddi boyutlara ulaşmaktadır. Ve burnun dışında bir eğrilik olmadığı sürece, bu sorunu yaşayan birçok insanımız rahatsızlığının kaynağının farkına varamamaktadır. 

Burun eğriliği ve tedavisiyle ilgili sıkça sorulan sorular ve yanıtlarını sizler için hazırladık. 

Burnundan yeterince nefes alamayan hastaların en sık yaptığı yanlışlık nedir?

Burnundan solunum sorunu yaşayan hastalar bunu önemsemezler. Nefes alma sorunu olan bu kişilerin sık yaptığı bu yanlışlık ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Nefes alma sorunu ilerleyince tedavi yoluna giderler. 

Burundan nefes alma sorununun kaynağı nedir? 

Burundan yapılan solunumdaki sıkıntının başlıca kaynağı burnun iç yapısının bir parçası olan, burnun orta bölmesi olarak bilinen septum kısmının eğri olmasıdır. Bu duruma deviasyon diyoruz. 

Deviasyona yani burundaki septum kısmının eğri olmasına yol açan nedenleri açıklar mısınız?

Nefes alma sorununa yol açan eğriliğin iki ana nedeni vardır. Doğuştan burnun septum kısmının eğri olması ve diğer neden ise travmatik faktörler. Yani kaza, düşme, çarpma sonrasında burnun iç kısmında eğriliklere neden oluşur.

Kişi burnundan nefes alamıyorsa, bunun nedeninin burundaki eğrilik olduğunun bilincinde midir?

Burun eğriliği dış görünür boyuttaysa kişi burun eğriliğinin olduğunu ve nefes alma sorununa bu eğriliğin yol açtığının bilincindedir. Eğer burnun dış kısmına yansıyan bir eğrilik yoksa, içerdeki eğriliği fark edemez. 

Burun eğriliği nasıl teşhis edilir?

Gözle görülemeyen burun eğriliği doktor muayenesiyle ortaya çıkarılır. Tecrübeli bir doktorun gözetimi altında başarıyla tedavi edilir. 

Burundan kaynaklanan nefes darlığı ilaçlı tedavi ile ortadan kaldırılır mı?

Hayır, ilaçlı tedavi ile burun eğriliğinden kaynaklı nefes alma sorunu ortadan kaldırılamaz. Bunun tedavisi burun ameliyatıdır. 

Deviasyonu yani burun eğriliğini ortadan kaldırmak için yapılan burun ameliyatında mutlaka burun estetiği de yaptırmak gerekiyor mu?

Burun içindeki eğriliği gidermek için yapılan ameliyatta burnun dış kısmının da eğri olması durumunda estetik ameliyat tercih edilen bir operasyondur. Yüz ifadesinin daha genç, dinamik ve pozitif olarak dönüşümünde başrol oynayan burnun şekli, eğriliği giderilerek yüzle uyumlu estetik oranlara getirilir. Dış görünümü eğri olmayan, sorunun sadece burun içinde olduğu vakalarda hastanın tercihine göre estetik müdahaleler de yapılmaktadır. 

Burun eğriliğini ortadan kaldırmaya ve sağlıklı nefes almaya yönelik burun estetiği ameliyatlarında burnun hangi bölgelerine müdahale edilir?

Eğer burnun içindeki eğrilik dış görünüme yansımışsa, içerdeki eğriliğin yanı sıra burnun boyutu, burun ucu, burnun sırtı, burnun dış eğriliğine müdahale edilebilmektedir. Nefes alma sorunu ortadan kaldırılırken burnun estetik bir görüntüye kavuşması sağlanır. 

Deviasyonu ortadan kaldıran ameliyat burun ameliyatı mıdır, burun estetiği ameliyatı mıdır?

Deviasyon, burun eğriliğidir. Burun eğriliği de sağlığı tehdit eden estetik bir sorundur. Yapılan ameliyat burun ameliyatıdır ancak bu burun ameliyatında estetik müdahaleler de söz konusudur. 

Burun eğriliği ameliyatı kaç yaşından itibaren yaptırılır? Yani alt yaş sınırı nedir?

Burun ameliyatının alt sınırı kadınlarda 17, erkeklerde ise 18’dir. Çünkü bu yaşlarda burun dokuları gelişimini tamamlamıştır. Peki neden kadınlarda 17 yaş alt sınır? Çünkü kadınlar erkeklere göre gelişimini daha erken tamamlamaktadır. 

Henüz 18 yaşını doldurmayanlar burun eğriliği operasyonu olabilirler mi? 

Kişi henüz 17 ya da 18 yaşını doldurmamış ve nefes almada ciddi problemler yaşıyorsa, bu durum sağlıklarını ciddi tehlikeye atıyorsa o zaman burnun nefes alabilmesi için, sağlıklı nefes alabilmesi için burun ameliyatı olmak kaçınılmazdır. 

Burun eğriliği operasyonu hangi yöntemle yapılır?

Burun eğriliği operasyonu, burun estetiği ameliyatında sıklıkla kullanılan açık ya da kapalı burun ameliyatı yöntemleri kullanılır. Burundaki eğriliğin durumuna göre bazen kapalı teknik, kimi durumlarda da açık teknik kullanılabilir. Açık yöntem burnun her yerine müdahale imkânı sunan bir yöntemdir. Burun eğriliği olan kısımlar düzeltilir, hava kanallarındaki olası çökmeler giderilir. 

Bu ameliyat ne kadar sürer?

Genel anestezi altında hasta uyutularak yapılan bir ameliyattır. Ortalama 2 saat sürer. Sorunun büyüklüğü, küçüklüğü ya da boyutları ameliyat süresini belirler. 

Burun ameliyatı sırasında hasta acı hisseder mi?

Hasta genel anestezi altında uyutulduğu için ameliyat sırasında herhangi bir acı ya da ağrı duymaz. Bu anlamda ameliyat hasta açısından konforlu geçmektedir diyebiliriz. 

Burun ameliyatı sonrasında hastanede kalmak gerekli midir?

Hasta ameliyattan çıktıktan sonra odasında gözlem altında olur. Herhangi bir sorun yaşanmaması için 1 gece hastanede yattıktan sonra taburcu olur. 

Ameliyat sonrası hasta ağrı ve acı duyar mı?

Burun ameliyatı sonrasında hasta hafif ağrı ve acı duyabilir. Bu son derece normaldir ve geçici rahatsızlıklardır. Bunların önüne geçmek için doktor tavsiyesiyle alınan ilaçlar kullanılır. 

Ameliyat sonrasında iz kalır mı?

Ameliyat sonrasında izler fark edilmeyecek şekilde gizlenir. Hastanın dış görüntüsünde rahatsızlık yaratmaz. 

Şişlik ve morluklar ne zaman geçer?

Ameliyat sonrası oluşacak morluklar ortalama 1 hafta ya da 10 gün içinde genellikle kaybolur. Hafif şişlikler ise 2 haftada büyük ölçüde geçer. Hastanın aşırı sigara kullanımı söz konusuysa bu süre uzayabilir. 

Burnun tam olarak iyileşmesi için hastanın ne kadar bir süreye ihtiyacı vardır?

Hastanın burnunun tam olarak iyileşmesi 3 ila 6 ayı bulmaktadır. Bu süre içinde şişlikler tamamen kaybolur. Artık hasta çok daha rahat nefes alabilir. Dolayısıyla daha fazla oksijen alarak daha sağlıklı olur. Solunum problemi ortadan kalktığı için deliksiz uyuyabilir, bu  da ertesi günkü enerjisini, psikolojisini ve kısacası yaşam kalitesini gözle görülür bir şekilde olumlu etkileyecektir. 

Burun Estetiği ameliyatını hangi branştaki doktorlar yapar?

Burun Estetiği ameliyatı yani rinoplasti Kulak Burun Boğaz Uzmanı Cerrahlar da Estetik ve Plastik Cerrahlar da yapabilir. Ancak burada önemli olan konu burun ameliyatı sırasında yapılacak estetik müdahaleleri de ameliyat planına katmaktır. Burada estetik cerrahların bakış açısı, kazandığı deneyim ameliyat sonucunda ciddi fark yaratmaktadır. Burun ameliyatı özel bilgi ve deneyimi şart kılan çok hassas bir ameliyattır. Doğuştan ya da sonrasında travma nedeniyle oluşan burun deformasyonları, burnun tamir edilmesi, burun dudak yarıkları, burun eğriliği gibi sorunlar doğrudan plastik cerrahların alanına girmektedir.

BURUN ESTETİĞİNDE REVİZYON AMELİYATI (SEKONDER RİNOPLASTİ)

Burun estetiği sağlıklı ve estetik ölçülere sahip bir buruna sahip olmak için yaptırılan, yapılan çok karmaşık ve zor bir ameliyattır. Ancak elde edilen sonuçlar da iyi bir estetik cerrahın elinde o kadar iyi olmaktadır. Çünkü artık burun estetiğinde yılların tecrübesi ve bilgi birikimiyle bu ameliyatları yapmaktayız. Güzel, yüzün diğer hatlarıyla uyumlu, ameliyat olduğu belli olmayan, hastanın yüzünü güldüren burun şekli oluşturuyoruz. 

Okumaya devam et “BURUN ESTETİĞİNDE REVİZYON AMELİYATI (SEKONDER RİNOPLASTİ)”

Türkiye’de Burun Estetiği Ameliyatı – Rinoplasti

 

Anadolu coğrafyasında, Ortadoğu’da yaşayan insanların burun yapıları genellikle yüz hatlarına göre büyük ve kemiklidir. Bu coğrafyaya özgü burun yapıları Türkiye’de burun estetiği , estetik cerrahi uygulamalar arasında birinci sıraya yerleştirmiştir. İnsanlarımız en çok burnundaki şekil bozukluklarından yakınmakta, beğenmemektedir. Bu günlük yaşama yansıyan bir memnuniyetsizlik şeklinde kendini göstermekte, zamanla psikolojik sorunlara, stres kaynağına dönüşmektedir. İri ve kemikli burun yapısı, yüzünüzün diğer hatları ne kadar güzel olursa olsun bütün bu güzelliğe gölge düşürmektedir.

Genç yaşta beğenilme duygusunun ön plana çıkmasıyla yüzün merkezine oturmuş, yüz ifadesinin lokomotifi konumundaki burun üzerinde dikkatler yoğunlaşmaktadır. Yine bu yaşlarda burun estetiği ameliyatı sıklıkla yaptırılmaktadır. Ameliyat olmuş kişi psikolojik olarak rahatlamakta, eğer nefes alma gibi, deviasyon (burun eğriliği) gibi sorunlar varsa onlar da giderilerek, estetik, doğal görünümlü ve nefes alabilen bir buruna sahip olunmaktadır.

BURUN ESTETİĞİ AMELİYATI YÖNTEMLERİ

Ülkemizde en sık yaptırılan bu cerrahi operasyonun, yani burun estetiğinin amacı nedir? Burun estetiğinin amacı, kişinin yüzüne özel, doğal görünümlü, estetik olduğu anlaşılmayan, sağlıklı nefes alabilen, kişinin beklentilerine ve memnuniyetine hitap eden bir burun yapısı ortaya çıkarmak. Burun estetiği ameliyatında arzu edilen sonucu almak, ideal burnu oluşturmak için iki ameliyat tekniği uyguluyoruz. Burnun alt kısmından kesi yapılarak gerçekleştirdiğimiz işleme kapalı burun estetiği ameliyatı, hiç iz bırakmadan yapılan işleme açık burun estetiği ameliyatı diyoruz. Her iki teknik de hastanın burnundaki deformasyona ve yapılacak işleme göre tercih ediliyor. Bir de kapalıdan açığa şeklinde iki yöntemi de birleştirdiğimiz burun estetiği operasyonu vardır. Bu yönetmde her iki burun estetiği tekniğini birleştirerek uyguluyoruz. Burun estetiği işleminden önce hastanın beklentisinin gerçekçi olması, doktorun tecrübesi sonucu belirleyen faktörlerdir. Bu detaylar unutulmalalıdır.

AĞRILI VE ZOR BİR AMELİYAT MIDIR?

Burun estetiği estetik ameliyatlar içinde en zor olanıdır diyebiliriz. Ancak Türkiye’de çok fazla burun operasyonu yapıldığı ve doktor tecrübesinin dünya standartlarını yakaladığı hatta geçtiği için bu zorluk, ameliyat sonucunu olumsuz etkilememektedir. Yüzün tam ortasına müdahale edilecek olması nedeniyle hastaların korku ve endişeleri söz konusudur. Şunu hemen belirtmeliyim ki burun estetiği işlemi ağrısız bir işlemdir. Hasta, operasyon sırasında ağrı hissetmez. 1-2 saat süren operasyonun ardından oluşacak hafif şişlik ve morluklar 1 hafta sürer ve sonra kaybolur. Hastaların korkulu rüyası tampon uygulaması her hastada ihtiyaç duyulan bir uygulama olmaktan çıkmıştır. Hastaların ortalama yüzde 15’inde tampon uygulaması yapmaktayız.

AMELİYATTA BURUNDA NE GİBİ DEĞİŞİKLİKLER YAPILIYOR?

Burun estetiği ameliyatında burnun deformasyonlu her bölgesine müdahale edilebiliyor. Uzayan ya da sarkan (halk arasında burun düşmesi diye tabir edilir) burun ucuna, burun kemerine, travma ve çarpmalara bağlı burun eğriliğine, geniş burun deliklerine, burnun büyüklük ya da küçüklüğüne müdahale edilebiliyor.

KİŞİYE ÖZEL BURUN OLUŞTURMANIN KRİTERLERİ

Burun estetiği kişiye özel yapılan bir operasyondur. Diğer ameliyatlar gibi herkese aynı şekilde uygulanan standart bir işlem değildir. Çok itina gerektiren, ince detayların hesaba katılması gereken bir operasyondur. Çünkü her insanın yüz yapısı parmak izi gibidir. Birbirinden farklı ölçülere, hatlara sahiptir. Maksimum konstantrasyon gerektirir. Burnun, yüzün diğer organlarıyla ideal uyumu yüz güzelliğini etkilemektedir. O nedenle her hastanın elmacık bölgesi, dudak yapısı ve pozisyonu, yüz şekli, yanakların durumuyla burun arasındaki ahenk dikkate alınarak, bunlarla uyumlu, yüz çerçevesinin şekline yakışan burun hatları oluşturulur. Doğal görünüme azami dikkat edilir. Ayrıca nefes alma kanalları açılmış, koku alma işlevini tam olarak yerine getiren, ses tonumuzu olumsuz etkilemeyen, hayati fonksiyonunu sorunsuz bir şekilde yerine getiren bir burun ortaya çıkarılır. Bütün bunlar için en uygun teknik uygulanır.

RİNOPLASTİ AMELİYATINDA YAŞ SINIRI

Burun estetiği için alt yaş sınırı kadınlarda 17, erkeklerde 18’dir. Burun bütün gelişimini bu yaşlarda tamamlar. Bu yaşlardan önce burunda sağlığı ciddi oranda etkileyen bir işlevsel sorun yoksa estetik ameliyat olmak doğru değildir. Çünkü burun, kemik, kıkırdak ve yumuşak dokusunu daha tam tamamlamamıştır. Kaza ve yaralanma durumlarında ciddi deformasyonlar oluşmuşsa erken yaşlarda burun estetiği ameliyatı olunabilir.

Üst yaş sınırında belirli bir standart yoktur. Hekimin kontrolü altında sağlık açısından herhangi bir problem söz konusu değilse, verilen anestezi sorun yaratmayacaksa, ileri yaşlarda da burun estetiği yaptırılabilir.

43 SORUDA GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ HAKKINDA HER ŞEY

Göz kapağı estetiği ile ilgili her gün hastalarımızdan onlarca soru gelmektedir. Türkiye’de en sık yaptırılan estetik operasyonlardan olan göz kapağı estetiği ameliyatıyla ilgili merak edilen hemen bütün soruların yanıtlarını A’dan Z’ye sizler için hazırladık. İşte göz kapağı estetiği soruları ve yanıtları. 

Göz kapağı estetiği nedir?

Alt ve üst göz kapaklarında çeşitli nedenlerle ortaya çıkan sarkma, gevşeme, torbalanma gibi deformasyonların giderilmesi için yapılan cerrahi operasyonlara göz kapağı estetiği denir. 

Hangi yaşlarda yaptırılabilir?

Ailesel nedenleri olanlarda 20’li yaşlardan sonra, yaşla birlikte oluşan problemlerde 30’lu yaşlardan sonra, doğumsal nedenlerde ise ilk 1 yaş içinde göz hastalıkları uzmanıyla değerlendirilerek göz kapağı estetiği planlaması yapılmaktadır. Doğuştan göz kapağı sorununda 6 yaşına kadar ameliyat yaptırılması gerekir.

Göz çevresi estetiğini en çok bozan faktörler nelerdir?

Göz çevresinin yıpranması ve yaşlanmasının 4 temel nedeni vardır:

Yapısal olarak adlandırdığımız ailenin göz yapılarından kaynaklı göz kapağı ve göz altı deformasyonları.

Okumaya devam et “43 SORUDA GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ HAKKINDA HER ŞEY”

Göz Kapağı Estetiği Göz Kapağı Düşmesi

Göz Kapağı Estetiği

Göz Kapağı EstetiğiGöz kapağı estetiği göz kapağı düşmesi hastalığıyla sıklıkla karşılaşmaktayız. Yaşlılık, kas ve sinir

hastalıkları, kazalar, ailesel yatkınlık, doğuştan gelen nedenlerle göz kapağı düşüklüğü rahatsızlığı ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıkta üst göz kapağı, gözün bir kısmını ya da yarısını kapatmaktadır. Kişinin görmesini engelleyecek boyuta gelebilmektedir. Üst ve alt göz kapaklarının birbirine olması gereken mesafe 14-15 milimetredir. Göz kapağı düşmesinde göz kapaklarından birinin diğerinden 2 milimetre daha aşağı düşmesi gerekir. Özellikle çocukların görme yetilerini olumsuz etkilediği için, tedavi ettirilmediğinde ileri yaşlarda psikolojik rahatsızlıkları da beraberinde getirmektedir. 

Her yaştaki insanda görülebilen bir rahatsızlık olan bu hastalığın en önemli nedeni doğuştan olmasıdır. Kişinin aile bireylerinde göz kapağı düşüklüğü varsa, genç yaşlardan itibaren o kişi için önemli bir risk faktörü söz konusudur. Göz kapağı düşmesine orta ve üst yaş grubunda yol açan asıl nedenlerden biri de yaşlılıktır. Yaşlanmayla birlikte göz kapağını kaldıran doku zayıflar. Yer çekiminin olumsuz etkisi de bu deformasyonu hızlandırır ve artırır. Bazı sinir ve kas hastalıkları göz kapağı düşüklüğüne neden olabilir. Kimi vakalar da göz kapağı düşüklüğünün arkasında beyin ve göz hastalıkları olasılığına karşın bazı tetkikler uygulanabilmektedir. 

Hastalığın yüzde 60’ı doğuştan

Doğuştan göz kapağı düşmesi, bu hastalıkta en yaygın görülen nedendir, hastalığın yüzde 60’ının kaynağını oluşturmaktadır.  Göz kapağı çok hassas bir bölgedir.  Göz kapağındaki kasların yeterince güçlü olması gerekir ki göz kapaklarını kaldıracak esnekliğe ve yapıya sahip olsun. Doğuştan bu kaslar yeterince güçlü olmayabilmektedir. Bu da göz kapağı düşmesine yol açmaktadır Göz kapağı estetiği ile bu sorun çözülebilir.

Okumaya devam et “Göz Kapağı Estetiği Göz Kapağı Düşmesi”

Burun Estetiği İstanbul

Türkiye’nin en fazla yapılan estetik operasyonu olan burun estetiğinin kalbi Türkiye’nin en kalabalık şehri İstanbul’da atmaktadır. Ekonomi, kültür, spor ve sağlık sektörlerinde lokomotif şehir sayılabilecek İstanbul, Türkiye’nin her yerinden insana ev sahipliği yapmaktadır. Farklı bölgelerden farklı yüz ve burun yapılarına sahip insanlarımızın buluştuğu bu şehirde doğal olarak burun estetiği talepleri yoğunlaşarak burun estetiği İstanbul merkezi haline getirmiştir.

İstanbul’da artan burun ameliyatları estetik cerrahların tecrübelerini dünya standartlarına, hatta üzerine taşımıştır.  İstanbul’daki yoğun olarak yapılan bu ameliyatlar, başarılı bir şekilde burnu yeniden şekillendirmekte, burnun estetik olduğu başkaları tarafından fark edilmemekte, bakışları ön plana çıkaran doğal görüntüsüyle dikkat çekmektedir. 

Burun ucu, revizyon burun estetiği, tam burun estetiği, deviasyon (kemik eğriliği) gibi ameliyatlar İstanbul’daki hastanelerde sıklıkla yapılmaktadır. Amaç, sağlıklı, nefes alabilen ve yüzle ideal uyumu yakalamış bir burun oluşturmak.  

Türk erkeği ve kadını burnunu beğenmiyor

Burun estetiği ameliyatına ilgi ve hassasiyet toplumumuzda neden bu kadar artmış durumda? Bu sorunun cevabı için aynaya bakmamız yeterli olacak sanırım. Türk insanının burun yapısı, genellikle iri kemikli, büyük ve kemerlidir. Burnumuz yüzümüzün ortasında diğer bütün yüz bölgelerinin yarattığı imajı etkileyen bir konuma sahiptir. İri ve eğri bir burun, iri ve çekik gözlerin güzelliğini gölgeleyebilir. Ya da çok güzel bir yüzü çirkin gösterebilir. Bu nedenle burun, yüz ve göz güzelliğinde belirleyici pozisyondadır. Bu hassas özellik, yüzlü uyumsuz burnu, şikayet ve takıntı haline dönüştürebilmektedir. Kişi vücudunda beğenmediği bir organ ile yaşamasının ciddi psikolojik sorunların oluşmasına neden olabildiğini gözlemlemekteyiz. 

Okumaya devam et “Burun Estetiği İstanbul”

Göz Kapağı Düşüklüğü

göz kapağı estetiği

göz kapağı estetiğiYaşlanmaya, genetik yatkınlığa, trafik kazalarına, bazı kas ve sinir hastalıklarına bağlı olarak ortaya çıkan ya da doğuştan gelen göz kapağı düşüklüğü hastalığında, göz kapağı gözün bir kısmını ya da göz bebeğini kapatır.  İki göz kapağı arasındaki mesafe ortalama 14-15 milimetredir. Göz kapağına düşük diyebilmemiz için göz kapaklarının birinin diğerinden 2 milimetre aşağı doğru düşük olması gerekmektedir. 

Göz kapağı estetiği sorunları arasında en sık karşılaştığımız sorun, göz kapağı düşüklüğü hastalığıdır. Bu rahatsızlık birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Her yaşta görülebilen bu sağlık sorununun en önemli nedeni doğuştan gelmesidir. Yaşlanmayla birlikte göz kapağını kaldıran dokunun zayıflaması, ailede göz kapağı düşüklüğünün genetik olarak var olmasının etkisi, birtakım kazalar, kas ve sinir hastalıkları, yer çekiminin ilerleyen yaşla birlikte daha çok etkili olması diğer önemli nedenlerdir. Yetişkinlerde kısa sürede bu rahatsızlık görülürse, olası göz hastalıkları ve beyin rahatsızlıkları dikkate alınmalıdır. 

Doğuştan gelen göz kapağı düşüklüğü hastalığı 

Göz kapakları çok hassas mekanizmalardan oluşmaktadır. Doğumla birlikte göz kapağının bu mekanizmalarında oluşan herhangi bir bozukluk, örneğin, göz kapağındaki kasların yeterli liften yoksun olması nedeniyle göz kapaklarını kaldıracak esnekliğe ve güce sahip olmaması gibi nedenler  doğuştan göz kapağı düşüklüğü hastalığına yol açmaktadır. Tıp dilinde bu rahatsızlığı “ptozis” olarak adlandırmaktayız. Göz kapağı düşüklüğünün yaklaşık yüzde 60’ı doğuştan gelmektedir. 

Okumaya devam et “Göz Kapağı Düşüklüğü”